26 Ekim 2012 Cuma

Ordan , burdan, şurdan...

   Bişey aklıma düşünce onunla ilgili bir sürü anektod veya olayla karşı karşıya gelirim...ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı Sabahattin Ali nin " Kürk Mantolu Madonna" sı ...ve bir süredir ilk bulduğum yerde alıcam dediğim andan itibarende gerek face te gerek nette kitaptan alınmış parağraflar karşıladı beni ...sonunda kitabımı aldım.Daha doğrusu ben almak üzereyken u.can aldı : )
Ve..okumaya başladım bilee :) Artık okudukça anektodları paylaşıcam inşşşAllah :)

Bunlarda jelibon tutkumu bilen bi arkadaşımdan hediye :) Alınca gözlerim parladı adeta :D

25 Ekim 2012 Perşembe

Gülümse...

Dünyanın en güzel hissi, 
Birinin yüzündeki gülümsemenin sebebi olduğunu bilmektir...!


( Gerçekten güzel bir his...o insan için bişeyler yapabileceğini hissettiriyor insana aynı zamanda ;) 

22 Ekim 2012 Pazartesi

İHTİYAÇ

Bir kişi Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa Allah da onu başkasına muhtaç etmez.

( Aslında bildiğim bi gerçekle nette dolaşırken karşılaşmak...ve ne güzel bir gerçek olduğınun farkına varmak...)

Evet hayat sürprizlerle dolu....bazen güldüren bazen düşündüren bazen ağlatan..

       Hayat sürprizlerle dolu. Kimi zaman hoşumuza giden kimi zamansa acı veren, hoşlanmadığımız...
      Geçen haftadan beri süregelen grip ve öksürükten henüz kurtulamadım malesef :( Üstüne bide dün u.canla sahilde yaptığımız yürüyüş tuz biber oldu galiba. Aslında niyetimiz sahil kenarı değildi ama sinemada  uzun hikayeye geç kalınca temiz hava alalım deyip çıktık avm den. Nereye derkende sahile yakın bi yerde oturup bişeyler yedik içtik. E..buraya kadar gelmişken havada fena değil yürüsek mi diye düşündük sonra.Tedbir olarak hırkasınıda yanına aldı .ucan. Üşürsün senn deyip .( Beni tanıyor mu ne :) Gidince iyidi de dönüşte benim öksürük başladı yine. Hayır karizmam çizilecek dememe rağmen sonunda u.canın bana bi kaç beden büyük gelen hırkasınıda giymek zorunda kaldım. Sağlık herşeydir ve bu uğurda karizma da çizilebilir bazen diyerek :D  Üşümeme rağmen bi çok resimde çektim, çektirdim :D Ben hırkanın derinliklerine gömülmüş ısınmaya çalışırken " hah şu ağaç güzel çekelim, sağ yap, kollarınıda alalım"  ...falan filan deyip :)
  

  U.can beni eve bıraktığında saat henüz erkendi. Eşofmanlarımı giyip yatağıma girdim hemen dinlenmek için. Yediğim soğuğu alıp götürsün istedim pikeme sarılırken. Sonr annem geldi. Teyzemin bir kaç gün önce omuriliğine yakın bi yerde çıkan kütlenin çok ciddi olduğunu ve biran önce ameliyat olması gerektiğini söyledi. Üstelik çook riskli dedi. Bir an şoka girdim sanki anlattıklarını dinlerken. Derdi veren dermanını da verirdi elbet. Öyle olacak İnşAllah . Kötüsünü hiç düşünmek istemiyorum. Ne aptalca şeylere takıp , kendimizi ne kadar üzdüğümüz geldi yine aklıma...böyle  durumlarda ne kadarda anlamını yitiriyor herşey, anlamsızlaşıyor taktığımız şeyler...Evet hayat sürprizlerle dolu....bazen güldüren bazen düşündüren bazen ağlatan..
  

20 Ekim 2012 Cumartesi

zencefilli bal çok acııı :((

   Geçen cumartesiden beri boğazım şişti, gribim :(( Evet bir hafta oldu halen ilaç kullanıyorum halen öksürüyorum birde boynum, sırtım tutuldu .Hamd olsun diyor ve iyileşme için gerek doktorun gerek çevremdekilerin tavsiyelerini yerine getirmeye çalışıyorum . Ama her sabah akşam pekmez içmek , ıhlamur karışımları denemek ve şimdide zencefilli bal...ığğğ ne acı bişey o öyleee...Yesem dert yemesem dert yani...
Ama uzun zamandır ne yapmaya kalksam bi aksilik çıkıyo :( Geçen gün u.can bana " oo sen kendine böyle bakmamaya devam ederseen ...bide ben spora yazılıcan ama nasıl bi yer falan diye endişeleniyorum.Meğer buna hiç gerek yokmuş " dedi..dedi ve damarıma bastı :( Az öncede telefonda sen plan yapma lütfen hep bişey çıkıyo dedi :(  İyicene toparladıktan sonra artık yapmak istediklerimi bi sıraya koyucam..Yapıcam..Kesin kararlıyım yanii..Yan, yapsam iyi olur, yapmalıyım, yapıcam yaa yapıcam :D

Mücadele etmeyip yenilikler katmadıkça hayatımıza ne anlamı var hayatın dimi ama ;) :D
Bunun için zencefilli bal yemem gerekiyosa da yerim naapalım :D Gerçi acı olmayaydı iyidi ama ...:S


15 Ekim 2012 Pazartesi

bi parça çocukluğumuz sezen

...dün gece eniştemi bi gece yalnız bırakıp bizde  kalan ablam ve kardeşimle eski günlerdeki gibi uzandık yataklarımıza ve ordan burdan konuşurken sezeni dinledik şarkısında dediği " çocuklar gibi "... Kah güldük kah üzüldük. Sahi ne çok dinlerdik sezeni ...her parçası ayrı bir anıya bağlanmıştı bizde...artık sadece gülümseten : )
Bu sabahta kahvemi içerken radyoda çıkan " geri dön" parçası dünü anımsattı bana...ne güzel sözleri var şarkının...

insana ah minel aşk dedirtiyor adeta...

Alışırım zannettim yokluğundan acılanmam
Vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından
Dön demeye utanırım zavallı korkularımla
Arkasına saklandığım gururumdan

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Ah olur da bir gün sen de özlersen
Olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Her şey bana seni hatırlatır unutmak isterken
Utanırım hep o acılı şarkılarla ağlarken
Bazen bir dost ya da bir çiçekle evime gelirsin
Her şey seni hatırlatır da yeniden

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Ah olur da bir gün sen de özlersen
Olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön
Geri dön geri dön, ne olur geri dön




sürpriz bir pazar



     
  Ekim ayında yazdan kalma bir pazardı adeta. Hava günlük güneşlikti. Benimse  bademciklerim şişti : ( İlacımı alıp u.canla çıktım. Heryerde trafik kapalı nereye gitsek gitsek derken sahil yolunda bulduk kendimizi. Bi yerde u.can “ biliyomusun burada ayaklarını suya koyabiliyosun dedi. Tabi o ara yüzüne değilde denize baktığım için “öylemiii “dedim hevesle :D Ama kafamı çevirdiğim zaman suratının halini görünce “ama havada sıcak” diyebildim sadece : ) Çünkü geçen haftasonu rüzgar olmasına rağmen ayaklarım suda bir sürü çektiğim resimleri görmüş dikkat et hasta olmayasın demişti. Nitekim bu hafta hastayım işte. “ Yaramaz çocuk gibisin , hava güzel olsada hatırlatırım hastasın “ dedi. Tabi duymamış gibi yapıp dışarıyı izledim bende . Derken kendimizi S.Ahmette bulduk. Açık hava bir kafede güzle müzikler eşliğinde çay içtik. Şöyle ağaçların kokusunu içimize sindirdik. Arada dolaşan tombul kediyi sevdim : ) sevdik diyemiyorum çünkü u.can kedilerden hoşlanmıyor maalesef.
Yan taraftakilerin sıgara içmesi üzerine dumandan rahatsız olup biraz yürüyelim dedik. Ve tramvayı geçerken Sarnıcın orda bulduk kendimizi. U.can daha önce sarnıca hiç gelmedim deyince o gün bugündür deyip hadi girelim dedim : ) Daha önce biçok kez gittiğim sarnıcı bir kezde u.canla dolaşıp her köşesi üzerine yorumlarımızı paylaşıp resmen tek tek kolonları inceledik :D Bu niye farklı şu niye böyle, bu niye böyle diye : ) Bizi duyanda aynısından inşa edicez sanırdı. Bol bol resim çekmeye çalıştık çünkü karanlıkta resimler pekte muhteşem çıkmadı : ( sonra ben aşağı doğru giden merdiveni bulamayınca u.can bi daha dolaşalım belki görürüz dedi ama nafile..sanırım konser platformunun ardında kaldı orası..her neyse balıkları izlediğimiz bi ara durduk. Baktım u.canın çıkmaya niyeti yok “ çok sevdin galiba burayı, çıkmaya niyetin yok gibi “ dedim  : ) baktım yaklaştı yanıma ben balıkları izlerken kulağıma eğilip “ benimle evlenirmisin, eşim olurmusun….” ( noktalı yerlerde de bişeyler söyledi ama sanırım birden korku ile beraber bir heyecan sardı beni , hatırlayamıyorum o yüzden : ) tabi o zamana kadar konuşup gülen bana kal geldi..Ağzımı açıp bişey diyemedim. Öylece merdivenlere yöneldik. Sonunda sessizliği yine u.can bozdu.” Tamam hemen cevap verme ama konuş ya , sıkılıyorum “ Kal geldi birden korktum galiba dedim… her neyse sonuç itibarı ile evet dedim galiba gelgitler ve bi tür korkuyla : ) umarım hayırlısı olur hakkımızda .Eee…bindik bi alamete gidiyoruz kıyamete .. :D
İnşşAllah bi peri masalı olmasada sevgi ve saygı dolu eğlenceli bir masal olur bizimkiside :)

13 Ekim 2012 Cumartesi

kul kurar , kader gülermiş

...kul kurar kader gülermiş...ne kadar da doğru bi söz ...evet dün ne planlar yaparken bugün elimdeki ıhlamur fincanımı az önce bıraktım tezgaha. Daha dün akşam bugün anaannemlere gidiceğimizi anaannemin mevliti için hazırlık yapıcağımızı söyledi kardeşim.Sahaflar planım yatmasına rağmen anaannem sözkonusu olduğu için tamam dedim. Sabah uyanır uyanmaz boğazımda , genzimde bir ağrı hissettim. Kendi kendime uyanınca olur böyle dedim ama malesef :( bu saat oldu boğazımın ağrısı daha arttı sanki.Üstelik anaannemlere yardımada gidemedim :(

şimdi bu kader bahsetmişken..bari şarkıyıda dinliyim ;)

Gerçi bugünü biraz küçük emrahın inik kaş modelinde geçirmiş bulunsamda geceyi böyle bitirmemek için birazdan netten güzel bir film bulup kardeşimle izlemeyi düşünüyorum :) 
Hem yarın ola hayrola, bakalım yarın bize neler göstericek ;)

12 Ekim 2012 Cuma

aşk varlıktır yokluk değil...

   Dünkü şakamın üzerine kardeşimin dinlettiği bu şarkı cuk oturdu sanki :d sözlerine bayıldım ;) 

aşk varlıktır yokluk değil.
doluluktur boşluk değil.
acı bile verse kalbe ince ince
hayat verir ölüm değil.

zaman zaman elimizden kaçan zaman,
zaman zaman elimizde kalan yalan...

yaşanan bu ömür çabucak geldi geçti,
bir başlangıçtan çok sonlara yakın belki,
oysa ki bu mevsim kış değilmiş demek ki,
aşkı yaşıyorum ben bahardaymış gibi sanki

O kaaa :D ...sahaflar fuarı...

    Haftanın son günü.Seviyorum cumaları.Bide yoğun geçmese bayılıcam cumalara, o kaaa yani :D
Ama haftanın bu son güzel gününe sabah uyanmak o kadarda kolay olmadı.Sabah u.canın mesajına ve telimin uyarmasına rağmen bi türlü uyanamadım. Servise ise kardeşim ve u.canın koşturmadan git telkinleri arasında zor yetiştim. :d
    Dün iş çıkışı u.can beni aldı .Ve sıcak çikolatalarımızı içerken biraz onun işinin vergisel yönünü konuşup birazda sohpet ettik.Sohpet sırasında ona bir şaka yaptım :D ama baktım ki içine oturdu , fazla dayanamayıp gerçeği söyledim :) Akşam beni eve bıraktıktan sonra açtığı telefonda " şaka dedin ya içim rahatladı " dedi :) kıyamam:) her neyse arada küçük şakaların kimseye zararı olmaz dimi ama :D
   Bu arada yarın sabah hem güzel bi uyumayı düşünüyorum hemde erken kalkmam lazım diyorum.Henüz bi karar veremedim. Çünkü şu an sabahki uykusuzluğumu hatırlayıp yarın uyumayı planlarken bir yandan da Beyoğlu sahaflar fuarına erkenden gidip şööle aradığım veya aramayıp orda keşfedeceğim kitaplar alıp sonrada ablamın bize gelmesine yakın evde olmak istiyorum :) Bakalım henüz net bi karar vermedim.
   Beyoğlu Belediyesi'nce 25 Eylül-14 Ekim tarihleri arasında "Beyoğlu Sahaf Festivali" düzenlenecek.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Tepebaşı'nda 6'ncısı düzenlenecek festivale 65 sahaf katılacak.

Festivalde, kitapların yanı sıra dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar da yer alacak.


....
   Bir sitedende fuar hakkındaki yorumlara baktım. Kimi ikinci el olmasına rağmen bazı kitapların pahalı satıldığından dem vururken kimide çoktandır aradığı bazı basımlar değerinin çok altında aldığını yazmış. Yani biraz şansa kalmış gibi geldi bana...meraklısı özelliklede benim gibiler  için denemeye değer ;)

   Bide kendim ile ilgili yapmak istediklerimi düşünüp bir sıraya koyacağımdan bahsetmiştim ya belki bu fuar sonrası kardeşimle bi yerlerde oturup sıcak bi çikolata eşliğinde buna da zaman ayırabilirim ;)

   

11 Ekim 2012 Perşembe

temizlik...temizlik...can sıkıntısı...



    Geçen cumadan beri süregelen evrak ve işyeri temizliği nihayet sonlanmak üzere ama benim tansiyonda düşüp durmakta  : ( benle beraber arkadaşlarda heder oldu..şurayıda temizleyelim burayıda derken topyekün temizliğimiz geldi : ) Ama bugün itibarı ile artık sonlandırıyorum çünkü yapabileceğim her şeyi yaptım : ) Evet bu huzurla daha iyi çalışabilirim artık. Gerçi evede el atmayı düşünüyorum ama sanırım biraz dinlendikten sonra  ;) Çünkü dün eve gidip yemek yedikten sonra direkt yatağa attım kendimi.u.canın  mesajlarına tek gözüm kapalı cevap yazarken uykucu dememesi hatrına biraz direttim uyumamak için. Gerçi bi kaç mesaj arası uyuyup uyanmışım yine ama :D Ben yatıyorum dediğinde hemen iyi uykular deyip gözlerimi kapattım ve kanaatimce o saniyede uyudum :D
Dün durmadan didinmeminde etkisiylemi bilmiyorum çok canım sıkıldı.İçimden hiç bir şey yapmamak geldi hatta bi süre…düşününce erteleyipte yapmam gereken çok şey var ama yorgun hissediyorum galiba uzun boylu planlar yapmak için…Bugün bu durumumu nasıl aşabilirim diye kafa yormaya kararlıyım ;) Bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim…

yarım bıraktığımız işler...



      Bi yerlerde okumuştum önceden. Yarım bıraktığınız işler , fikirler vs. zihninizde yorgunluğa bir süre sonrada bıkkınlığa dönüşür diye. Birden aklımda şimşekler çakmış gibi bu yazıyı hatırlayıverdim ve geçen cumadan beri işyerinde ne var ne yoksa biriktirdiğim , laızm olur dediğim evraklar vs. elden geçirip atıyorum. Ve halende bitirmiş değilim. Şu kadarcık alanda ne çok şey barındırmışım öyle:D Ama temizledikçe hafiflemiş hissettim gerçektende. Yolun çoğunu aldım sayılır artık. Burası bitince aynı işlemi evde de yapıcam inşşşAllah : ) Yeni yeni kararlarda alıyorum kendi adıma. Henüz çok fazla uygulayamasamda beni ufak ufak uyandırmaya , mutlu etmeye başladılar bile bu kararlarım ; )
Tüm bu fikirlerim arasında haftasonu yazlıkta yapılan aile toplantısı ve teyzemlerinde kahvaltıya gelmesiyle güzel geçirildi.. Bu işe bozulan da sanırım u.can oldu. Çünkü tek boş günü olan Pazar görüşemedik. Tabi ailemle olacağım için saygıyla karşıladı ama çokta hoşuna gittiğini söyleyemem ;) Hatta bi ara c.tesi günü kızdık galiba birbirimize ama hafta arası görünce barış tamtamları çaldı  : )  Gerçi bazen kızacağımı bilsede damarıma basıyor ama naapalım . Her gülün dikeni olur ;)

...bahçede eğlenirken çektiğim bi kaç kareyide eklemeden geçmiyim ;) 
bahçemizin kaplişleri :) 

bahçeden geriye kalan bi kaç biber ...
bahçede öyle pembe pembe görünce gel bakıyım dedim ekranıma :)

bahçemizde ikamet eden sırnaşık kedi Duman :) 

vee ....annemin ellerinden geçen bir saksı çiçeği :)

4 Ekim 2012 Perşembe

bunaltıcı bir sıcak...

Geçen gün ki gibi baygınlık aşamasına gelmesemde sıcaktan fenalarda olduğum bir gün :((  O yüzden post yazıcak gücü bile bulamıyorum bu gün kendimde..

  malesef kehvede bi işe yaramadı :(

Ama gün içinde yanlışlıkla üstüme döktüğüm su  hem bluzum hemde pantolonumu su
 içinde bırakıp kuruyana kadar bir az serinlememi sağladı :) Normalde olsa hemen bi eşofman bulmaya çalışır gider üstümü kuruturdum bi yerde ama bu sefer nimet gibi geldi bu küçük kaza :D  Gerçi adım gibi biliyorum soğuğa çokta dayanamayan biri olarak yarın havalar soğuyunca da üşüyorum diye sızlanıcam ama bugünün havası sıcaktan öte bunaltıcı :( umarım bugünleri aramayız ...



3 Ekim 2012 Çarşamba

"sanırsın hep sen vardın hayatımda "

...fazla tv ye takılmamama rağmen kardşeimin zoruyla arada izlemek zorunda kaldığım " huzur sokağı" filminde red edilen kız şükran ın okuduğu bu şiir pek içime dokundu nedense...üzüldüm kız için. Gidip Kutsi yi tokatlayasım bile geldi yani " sen bu kıza ümit verdin şimdi bu ne hal " diye :)  Gerçi kızın anasında da kabahat var. Kızı habire ümitlendiriyor. Zaten Kutsi nin annesinden hiç bahsetmiyorum. En çok ona kızdım diyebilirim. Saf ayağına ortalığı idare ediyor olan kıza oluyor bu arada düşünen kim...bi ben dert etmişim snaki bu durumu :D Neyse doğrusu onun yerinde olmak istemezdim...daha iyi anladım ki böyle belirsiz ilişkiler hiç bana göre değil :(
Baktın karşılıklı değil, iyice kaptırmadan ilgini dağıtacak bişeyler bulup gelecek umutsuz, mutsuz günlerin önüne geçeceksin :D geçtin ne ala ama geçemedin durum Şükran durumudur ;)

seven kızımızın okuduğu şiir...;)

  Bugünlerde Hiç Çıkmıyorsun Aklımdan
Yüzümü Sarmış Pembe Bir Hüzün
Sanırsın Hep Sen Vardın Hayatımda
Hep Sen Yoktun
Ama Yüreğimde Boş Bir Oda Vardı
Hep Temiz Tutulan Çarşafları Değişen
Taze Çiçekleri Vazoda Terlikleri Kapıda Sen..
O Kapıyı Açtın O Terliği Giydin
O Çiçeği Kokladın O Yatakta Uyudun
İşte Bu Yüzden Hep Sen Vardın Hayatımda...

2 Ekim 2012 Salı

" aşkımı sakla "..." dokunma"

...bu aralar çok çok dinlediğim bir şarkı ..." orhan gencebay ile bir ömür " albümünden yıldız tilbe' nin söylediği " aşkımı sakla " şarkısı :)  en çokta hoşuma giden şarkının belirli yerlerinde kendi has uslubu ile bağırarak söylemesi...o bağırdıkça bende onun gibi bağırarak söylemeye çalışıyorum :D strese birebir, tavsiye ederim yani   ;) Tabi benim bu eşliklerimde ara ara çatlak sesler çıkmıyo değil, çevremdekilerin baaşı için bende ara verip dinliyorum o zamanlarda da :)

ee...o kadar söyleyipte paylaşmamak olmaz :)

  ve birde grup seksendörtün aynı albümde seslendirdiği " dokunma " var tabiii..

dokunma dokunma kırılır kalbim dokunma ...kırma kırma seven kalbimi kırma ...dokunma dokunma ben yaralı bir gönülüm ...vurupta kırıpta kanatıp cana dokunma 

anlaşmak bir bakış...bazen de seviyorum demektir ...anlaşmak bir gülüş 

bazen de bir özür dilemektir ...zor değil zor değil ...seviyorum seni derken bana ...özür dilemek



( Huzur sokağı adlı dizide geçen yorumu ekliyorum çünkü şiirde güzel olmuş ;)

sıcak ...çok sıcak...

   Düne göre daha serin bir gün. Ve sabah saatlerinin serinliği iyi geldi bana. Dün nerdeyse baygınlık geçiricektim çalışmayan klima yüzünden. Arkadaşlar artık kafalarını ıslatmaya başlamıştı. Ben onuda yapamadım resmen fenalardaydım :(( Ama şükür bugün iyiyim ... Sabahtan bunaltan hava ve bir önceki gece saat ikide yatmam birleşince gün tam bir işkence oldu. u.can öğlen saati gelip beni bu boğucu ortamdan biraz kurtardı ama onunla doğru dürüst konuşamadım bile baygınlık geçirmekten... yemekten sonrada açılmayınca sen bana bi kahve ısmarla dedim artık..neyse içtim kahvemi . Beni firmaya bıraktığında tam biraz açıldım derken akşama kadar sürecek işkenceye devammm...üstelikte u.can adımı iyice uykucuya çıkardı bu son vukuattan sonra :((   Tam çekilmez olduğum bu öğlen arası beni bırakmadan önce sana bi soru sorucam dedim. " Beni ne kadar seviyosun " çok fazla düşünmeden cevap verdi.." Tuz kadar " diye :) Tabi o bu cevabı verirken ben N.Hikmetin daha edebi cevabını geçiriyordum aklımdan , o cevabı vermeyeceğini bile bile :))
'Ne kadar seviyorsun..?'' desen... O kadar işte..! Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin...!!! 
Olmadı dedim bilmiş bilmiş :) N.hikmet öyle söylememişti. Garibim çokta okumaya meraklı olmadığı için ne söylemiş peki dedi. Söylemem dedim kendin bul. Şimdi naapıyım gidip bütün kitaplarını mı karıştırıyım dedi haklı olarak :D peki dedim sevmek ve cehennem kelimelerini ipucu veriyorum ;) 
Tabi öğleden sonra aradı beni. " Yazıyorum ama googlede çıkmıyor " diye :))) dayanamadım tabi.Çabana sağlık deyip söyledim. Tabi bizimki bunada bi cevap buldu :) Dünyanın bilmem kaçı tuzla kaplıymış ve içinde cehennem geçen bu cevaba göre daha sevimliymiş :) Tamam dedim , öyle olsun .Tabi bu cevabıda duymak güzel. "Önemli olanda o , hoşuna gittiyse tamam" dedi :)
    Veee...u.canlara ziyaretimize gelince. Evi eniştem sayesinde kolay bulduk ve güzel geçti. Önceden tanışıyorlardı ve muhabbet dolu samimi bir ziyaret oldu. Herkes birbirinden memnun ayrıldı. 
Ama dönüş yolunda benzinlikte durduğumuzda gördüğüm gelin arabası bana bu işin sonunun buraya vardığını ve bir gün ailemden , odamdan ayrılıp gidiceğimi hatırlatınca nedense bi stres sardı beni ve uyuduğumda saat ikiye geliyordu... Sanırım bu konuda iyibi düşünüp kafamda bazı şeyleri oturtmam lazım. Yoksa hep gelgitlerle çok yorucu ...Herşeye rağmen tutunacağım tek şey sanırım u.cana duyduğum güven...
Eveet sabah sabah bu kadar ciddi düşünme yeter :) İşimize bakalım ;) 


    


 

1 Ekim 2012 Pazartesi

:((

...ne sıcak ne bunaltıcı bir gün...bugün kendimden hiç memnun değilim :((   bir an önce eve gidip uyumak istiyorum ...

benzer konular

Benzer konular