18.11.2012 PAZAR GÜNCESİ
Pazar günü madem arabamızda yok en yakın avm de biraz zaman geçirelim dedik u.canla. Gerçi hava soğuk olduğunda veya bi kahvemi içsek vs. dediğimizde hemen akla gelen şu avmler bazen kurtarıcı olsada aslında ben sevmiyorum. Hava nasıl olursa olsun benim favorim hep açık hava :) Her neyse kararlaştırdığımız saatte demek isterdim ama evden çıkmam biraz zaman aldığı için birazcıcık gecikmiş olmamla buluştuk u.canla. Sonra ne yapalım falan derken " sinema gitseydik iyidi "dedim :) U.can sonu kötü biten veya sıktıntılı filmleri sevmediği için ki bu yüzden onunla daha önce hiç sinemaya gitmedik ;) önce çok hoş bakmasada hadi gidelim dedi istiyosan. Tabi bi soluk biletleri aldık. Vee sinema saatini beklerken sıcak çikolata içelim dedik.
Onları içerken seni nasıl kızdırırım diye takıldım bi baktım ben kızmışım :D Tabi bu duruma bir karşılık vermek icab eder deyip ağzımın fermuarını kapatıyorum diye işaret ettim ve ne sorarsa sessiz kaldım :D Ben bunu biraz ona takılmak birazda eğlenmek için yaptım ama u.can benim bu sessiz halimi hiç sevmediği ve beni başının ağrımaya başlamasıyla tehdit ettiği için mecburen konuştum :) Ve koştur koştur filme yetiştik sonra. sinemayı çok sevmesede Pelican Mall ın rahat ve konforlu koltuklaırnı görünce birden gözleri parladı u.canın ve bir güzel yerleşti. Film başladı. Bi kaç dakka sonra da baktım montunu atmış üstüne mod uyku modu :)) Ama filmin başı komik geldi herhalde ki baktım ilgisini çekmiş izliyo. Gerçi filmin yanısıra Özcan Denizin marangoz tulumu ile yabancı müzik eşliğinde yürümüesi ve kızı ondan etkilenmesi sonucu banada böyle bir tulum lazım çalışırken diye söylenmeye başladı :) Hadi tulumu aldın dedim sen yürürken müzikte lazım o zaman . Yoksa etkilenmem ben:D:D Her neyse biz tam filmin havasına girmişken birden ışıklar yandı. Baştan beri karanlık olan filminde sırrı çözülmüş oldu böylece. Görevli biri makinanın bozulduğunu ve filmin oynatılamayacağını paramızı iade edeceklerini söyledi. Ben film yarım kaldı derken u.can da tamda koluna kafamı koyup uyumayı düşünüyodum ben yaa..ben filmi istiyorum diye sızlandı :)
Çıkışta para iadesi aldık. Ve u.canla ilk sinema maceramızda tamamlanamadan bitmiş oldu :D
Artık bu yarım kalmış film maceramız sonrasında iyisimi buraya tıkılı kalmayalım dışarı çıkıp biryerlerde oturalım dedik.Ve köprüyü geçip karşıya geçtik. Ama hava bir soğuk bir soğuk benim dişler zangırdamaya başladı adeta. Ellerim ve burnumdan hiç bahsetmiyorum zaten. Benim bu halimi farkeden u.can elimden sıkıca tutup yürümeye başladı. Ama soğuk ve üşümeye rağmen alışveriş algılarım halen açık olduğu için önce igs ye sonrada yol üstünde bir ayakkabıcıya uğradık. Sözde u.cana ayakkabı alacaktık ama o istediğini bulamazken ben iki tane beğenip aldım bile cicilerimi :) ( Resimlerini de koyucam sonra ;) )
Sonra da ara sokakta eski tarz döşeli ve güzel müzikler çalan şirin bir cafe bulduk.Ben bişeyler atıştırırken u.canda çayını yudumladı ve bir süre dinlendik ne güzel. Eee...haydi Abbas vakit tamam dediğimizde taksiye binmeyelim metrobüsle çabucak gideriz dedik ama tuyap fuarının azizliğine uğradık ki on be dakikalık yolu kırkbeş dakka da gittik :( Beni bıraktıktan sonra u.canın kaçta evde olduğunu hiiç söylemiyorum zaten...
Herşeye rağmen soğuk ama güzel bir pazardı :)
28 Kasım 2012 Çarşamba
16 Kasım 2012 Cuma
Ama Haksızlık Buuu
Allah ım ben ne yapıyorum diyorum dün geceden beri :( Spor hayatım tüm hızıyla devam ediyor. Ve dün gece eve geldiğimde artık adım atıcak halim kalmamıştı. Yorgunluktan erkenden yattım. Üstelik o yorgunluğun üzerine bide bizimkilerden yüzünüzü görmüyoruz şikayetleri...Bir de daha içeri adım attım ki bizimkilerin yemek için beni beklediklerini gördüm. Tabi hemen üstümü başımı çıkarıp otrudum yemeğe. Oturdum oturmasına ama bu seferde o kadar sporun üstüne bu yemekleri yersem ben ne olurum diye düşünmeye başadım. Benim düşük yemek performansım annem ve babamın dikkatini çekincede yedim fırçayı. Açlıktan mı ölücekmişim. U.cana da sorarsan aman ola kas yapmıyacakmışım. O da onu dert etti söyleyip söyleyip duruyor. .Vallaha spor hayatımın ikinci günü ve ben ne yapacağımı şaşırdım. Üstelik spor salonunda ki en zayıf kız olmama rağmen hocanın benden beklentileri yüksek :D
Böyle giderse ben toparlayıp ev ve spor hayatımı dengeleyebilirmiyim, vücut olarak dayanabilirmiyim...artık hiç bilmiyorum...yorgun hissediyorum galiba...ama pes etmekte istemiyorum :((
Böyle giderse ben toparlayıp ev ve spor hayatımı dengeleyebilirmiyim, vücut olarak dayanabilirmiyim...artık hiç bilmiyorum...yorgun hissediyorum galiba...ama pes etmekte istemiyorum :((
Küçükken çok severek izlediğim çizgi filmelrden biriydi calimero :) Ortalığı karıştırır sonrada başına gelenlerden sonra " Ama haksızlık buuu " diye meşhur repliğini kullanırdı her bölümün sonunda :)
Bende Calimero gibi hissediyorum bugünn ... " Ama haksızlık buuu ..."
15 Kasım 2012 Perşembe
Spor bazende karnının, kollarının ağrımasıdır : )
Sabah zor uyandığım, telaşla hazırlanıp dışarı çıktığım ve servisi kıl payı yakaladığım bir günü yaşıyorum. Üstelikte bir gün önce spor yaptım ve bi yerim ağrımıyo derken geceden beri her yanım ağrıyo :(( Ne ilginç şeymiş bu spor böyle..karın kaslarından tutta omuzlarım, kollarımın birleşme yerii...daha da daha yaniii...tıpkı küçükken pikniğe gidip normalden üç dört katı efor sarfedip ertesi günü pert olduğum zamanlar gibiyim...Böyle giderse kaçarı yok kas bile yaparım ben :D Öğlen u.canla yemekte porsiyon dönerim ve patates kızartmalarını bir güzel mideme indirirken , dedim ona . Bu gidişle senin değil ama benim baklavalar olucak diye :D haliyle bu ihtimal hiçte hoşuna gitmedi. Kas yapmaya başladığım an spor hayatım bitermiş :D Bi kıza kas ne gerekmiş ..falanda filan .. :D her neyse ben biraz kondüsyon tutsam bana yeter. Fazla kasta gözüm yok. Bakalım akşama nasıl geçicek :)
Hani sanki İstanbul un elindeymiş gibi her gelen bi seslenir ya ona " ulen İstanbulll..... " diye , kesker alaka olsada öyle bi içimden geldi , benimde pek bi seslenişim geldi yaaa :) ulennn spor.....
Hani sanki İstanbul un elindeymiş gibi her gelen bi seslenir ya ona " ulen İstanbulll..... " diye , kesker alaka olsada öyle bi içimden geldi , benimde pek bi seslenişim geldi yaaa :) ulennn spor.....
14 Kasım 2012 Çarşamba
Süleymaniyede bir pazar ...
04.11.2012 PAZAR GÜNCESİ
Pazar günü Süleymaniye Camisinin avlusunda çektiğim bir kaç kare ;)
Buranın manevi havası u.canın çok hoşuna gitmiş olucak ki ağzını kafama dayayıp bu yerlere beraber geldiğimiz için teşekkür etti :) Sonrasında Mimar Sinan Teras Cafe diye bir cafeye gidip çay içtik ki manzarası ömre bedel...gitmediyseniz gidin görün ;) Üstelikte orda bir sürü teras cafe mevcut ve siz bu cafe olmasada diğerlerinden birinde bu manzarayı izleme fırsatıda bulabilirsiniz ;)
Spor bir yaşam biçimidir :D
hımm...bayılıyorum şu sıcak çikolataya :) Tamda spora başlıycağımın gündüzü ama naapalım vazgeçemem ben bundaaan :)
U.canla yaptığımız bir saatlik öğle kaçamağında iyi gitti :)
Vee...akşamında sporda birinci günümü yaşadım :) Hocam çok şeker bir kız. Tüm sorularıma cevap verdiği gibi ekstradan bilgilendirdi de beni. Jelibonu bırakıcaksın demesi beni bi sarstı ama artık jelibonla hocanın arasını yapıp bi onu bi onu dinlemeyi düşünüyorum ( Hoca duymasın :D) Vücudum ham olmasına rağmen dediği herşeyi yaptım. Sadece biraz kondisyona ihtiyacım olduğu için haftaya da bana uygun bi proğramla çalışıcakmışız :) Hadi bakalımm...Yalnız spora gitmeden önce Dileğin gelmesini beklerken biraz mağazalara baktığım ve akşam geç gelen kardeşimin sporunun da bitmesini beklediğim için eve geldiğimde saat ona geliyordu . Ama bundan sonra erkenden gidip başlıyıp eve dönücem inşşşAllah ...yoksa spor hayatım başlamadan biticek bu yorgunluğa dayanamayacağım için :( Zaten herkes spor hayatım için bi ömür biçiyor ve en uzunu şimdilik üç haftacık :)
son olarak hocamın dediği gibi hayatta her fırsatı değerlendirip yürüyüş vs. sporu yaşam biçimimiz yapmak lazım ;) lazımışş.. o zaman naapalım..yaparız olur :D dimi ama ;) :)
7 Kasım 2012 Çarşamba
Kafam bozuk...
Dün iş dönüşü annem ve babamla teyzemi ziyarete gittik. Ev her zamanki gibi doluydu ziyaretçilerle. Ablam, kuzenler falan...derken sohpet muhabbet ziyaret...kuzenimle muhabbet biraz uzayınca teyzem ve ablam sızlanmaya başladılar yeter muhabbet ettiniz birazda bize bakın diye :)) Tabi sonrasında hepsiyle ayrı ayrı zaman geçirmeye çalıştım ve eve vardığımızda saat onikiye geliyordu .
Sabah uyandığımda ise kafamı yastığa gömmek istedim adeta :((( uyku uyku uykuuu...:(((
Üstelik yapmam gereken ve zamansızlık , yorgunluk yüzünden erteledğim işleriminde kafamda meşgul ettiği yer yüzünden iyice yorgun ve ümitsiz hissettim bu sabah :( Tüm bunlara rağmen kalkıp giyindim ve kaçırmak üzereyken servise yetiştim. Bari yolda biraz kestiriyim diye düşündüm ve yağmurun sesiyle gözlerim açıldı...artık kış geliyor galiba...gitti koskoca yaz ve ben denize bile sadece bir kez girebildim...üstelikte bugün üşüyorum... bir kere olumsuz düşünmeye gör lokomotif gibi sıralanıveriyor bir bakmışsın hepsi... Dün benim içinde u.can içinde yoğun bir gündü gün içinde görüşemediğimiz gibi akşamda anaannemlerde olduğum için konuşamadık. Üstelik sabah kahvaltı yaparken de dişim kırıldı :(
Az önce bu olumsuz düşünceleri artık üstümden atmak için yapmayı ertelediğim herşeyi bi not defterine maddeler halinde yazdım. Artık gün içinde ne kadarını elimine edersem kardır ;) Bakalım ne kadar başarılı olucam.
Memnun değilim bu halimden .O yüzden artık kurtulmak zamanı bu olumsuzluklardan , silkinmek zamanı şöööle bi güzel ;)
Sabah uyandığımda ise kafamı yastığa gömmek istedim adeta :((( uyku uyku uykuuu...:(((
Üstelik yapmam gereken ve zamansızlık , yorgunluk yüzünden erteledğim işleriminde kafamda meşgul ettiği yer yüzünden iyice yorgun ve ümitsiz hissettim bu sabah :( Tüm bunlara rağmen kalkıp giyindim ve kaçırmak üzereyken servise yetiştim. Bari yolda biraz kestiriyim diye düşündüm ve yağmurun sesiyle gözlerim açıldı...artık kış geliyor galiba...gitti koskoca yaz ve ben denize bile sadece bir kez girebildim...üstelikte bugün üşüyorum... bir kere olumsuz düşünmeye gör lokomotif gibi sıralanıveriyor bir bakmışsın hepsi... Dün benim içinde u.can içinde yoğun bir gündü gün içinde görüşemediğimiz gibi akşamda anaannemlerde olduğum için konuşamadık. Üstelik sabah kahvaltı yaparken de dişim kırıldı :(
Az önce bu olumsuz düşünceleri artık üstümden atmak için yapmayı ertelediğim herşeyi bi not defterine maddeler halinde yazdım. Artık gün içinde ne kadarını elimine edersem kardır ;) Bakalım ne kadar başarılı olucam.
Memnun değilim bu halimden .O yüzden artık kurtulmak zamanı bu olumsuzluklardan , silkinmek zamanı şöööle bi güzel ;)
İyi Biten Hikaye...
30 EKİM SALI GÜNCESİ
Sözümüz ağız tadıyla geçti teyzemin ameliyatı da öyle geçsin üzülmiyelim inşşAllah deyip salı günü tuttuk hastanenin yolunu. Benle kardeşim hastaneye gititğimizde teyzemin testleri yapılmış artık ameliyata alınmak için bekliyordu. İğne yapılmasını istemediği için son ana kadar konuştuk buz gibi olmuş ayaklarına kardeşimle masaj yaptık. Ve olabilecek en yüksek moralle büyük bir kalabalık onu ameliyata uğurladık .
O, ameliyata girdikten sonra bizim ameliyathanenin kapısında sıkıntılı sürecimiz başladı...belirsizlik ne olacağını bilememek ...doğru telafuzu çaresizlik...o anda sadece Allah tan medet ummak....ve tüm bu karmaşık duygular içerisinde hayattan yeni yeni dersler almamıza sebep oldu bu hastalıkta....
Ve...felç riski barındıran bu ameliyat teker teker uzun geldi herbirimize...Bizim umutsuzca bekleyişimizi gören doktorlar arada bize bilgi verdiler umut verici...vee en nihayteinde güzel haber geldiii :)) Teyzemin omuriliğinde bulunan kitle birazda kemikle beraber alınmış beklenilen gibi kötü bir yerde olmadığı için ve doktorun ikinci cümleside felç olmadı oldu...tabi bu sözlerle beraber sevinç gözyaşları dökülmeye başladı bu seferde hepimizin gözlerinden :))
O an ne kadar şükretsek az gelir sözünün doğruluğunu bir kez daha yaşadım tüm iliklerimde...
Tıpkı kötü başlayan ama iyi biten bir hikaye gibi yaşadık bu olayıda...
Sözümüz ağız tadıyla geçti teyzemin ameliyatı da öyle geçsin üzülmiyelim inşşAllah deyip salı günü tuttuk hastanenin yolunu. Benle kardeşim hastaneye gititğimizde teyzemin testleri yapılmış artık ameliyata alınmak için bekliyordu. İğne yapılmasını istemediği için son ana kadar konuştuk buz gibi olmuş ayaklarına kardeşimle masaj yaptık. Ve olabilecek en yüksek moralle büyük bir kalabalık onu ameliyata uğurladık .
O, ameliyata girdikten sonra bizim ameliyathanenin kapısında sıkıntılı sürecimiz başladı...belirsizlik ne olacağını bilememek ...doğru telafuzu çaresizlik...o anda sadece Allah tan medet ummak....ve tüm bu karmaşık duygular içerisinde hayattan yeni yeni dersler almamıza sebep oldu bu hastalıkta....
Ve...felç riski barındıran bu ameliyat teker teker uzun geldi herbirimize...Bizim umutsuzca bekleyişimizi gören doktorlar arada bize bilgi verdiler umut verici...vee en nihayteinde güzel haber geldiii :)) Teyzemin omuriliğinde bulunan kitle birazda kemikle beraber alınmış beklenilen gibi kötü bir yerde olmadığı için ve doktorun ikinci cümleside felç olmadı oldu...tabi bu sözlerle beraber sevinç gözyaşları dökülmeye başladı bu seferde hepimizin gözlerinden :))
O an ne kadar şükretsek az gelir sözünün doğruluğunu bir kez daha yaşadım tüm iliklerimde...
Tıpkı kötü başlayan ama iyi biten bir hikaye gibi yaşadık bu olayıda...
Biz söz verdik, sözlendiiik :)
28 EKİM PAZAR GÜNCESİ
Evet şöyleydi böyleydi derken sonunda teyzemin ameliyatından önce sözün olmasına karar verdik hep birlikte :) Sabah kalkışım stresti.Ardından U.can la konuştuk.Normalde o daha stres olmasına rağmen bana biraz telkinlerde bulundu. Teyzoşlarım öğleden önce geldiler ellerinde yaptıkları nefis yiyceklerle. Üsütne birde annemin ve kardeşimin yaptıkları. Bu arada ev halkı beni kendi halime bırkamış olup benden bişey beklemedi :) Bende öğleden sonraya kadar onlarla ve gelenlerle oyalandım. Öğleden sonrada kardeşimle kuaför randevumuza gittik. Ben istediğim modeli anlatmıştım zaten. Ama saçlarım yapılınca benim anlattığım modelle alakası yoktu :))) Allahtan fransız kadınları gibi maşalar kafama yapıştırılmış haliyle gayet şık gözüküyordu :D Hal böyle olunca istediğimiz modelin olmamasını pekte dert etmedik. Israrla makyajım az olsun şöyle olsun böyle olsun dedim. Oda hiç anlattığım gibi olmamakla beraber iyiydi :D Eve gittiğimizde saçım ve makyajıma ilk tepki çok güzel oldu. Tabi adettendir sonradan büyük yenge falan acaba açsamıydın şunumu yapsaydın ( hoş o saatten sonra sanki bişey yapabilirmişim gibi :) ) diye fikir verdiler :) Herneyse geliyolar geldiler derken korna sesleriyle geldiler ve küçük dayımdan ilk eksiyi aldılar :) Kız vericek olmanında sıkıntısıyla bu cüretkarlık fazla geldi herhalde :)) Bende saf saf onlar değildir desemde onlar olduğunu görünce merak etme dayıcım ben frıça atarım u.cana dedim. O kornayı onun bastırmayacağını başkalarının kurbanı olduğunu bile bile :)
Gelir gelmez bi telaş kahveyi yapmaya girişti sevimli mutfak ekibim benim daha erken biraz otursunlar yaa diye sızlanmalarıma rağmen. :) Allah ım kahveler yapıldı tepsi donatıldı. Bu seferde bu devasa tepsiyi dökmeden nasıl götürürüm ağzına kadar doldurmuşsunuz diye sızlandım ama dinleyen kim. Elimde tepsiyle kendimi mutfak kapısınd abuldum.Bi yandan da elinde fotoğraf makinası gülümse diyen kardeşime poz verip daldım içeriye :) Anaannesinden başlayıp kahveleri dağıtıım. Tam içeri girdim ki diğer kahveleri alıcam o ara isteme verme hepsi olup bitmiş bir alkış koptu ben ne olduğunu anlayamadan ...hoş u.can içerde olmasına rağmen o bile anlayamamış.. :) Derken nişan seranomisi yüzükler , resimler falan derken gecenin sonunda aynı kişileri nerden baksna üçer kez öptüm :)) Hatta uğurlarken dedim daha öpüp bayıltmıyım sizi ama dinleyen olmadı baktım yine öpüyoruz birbirimizi :)) Ben yüzük ve resimlerden sonra mutfakta aldım makinayı elime sevimli gözleri ışıl ışıl mutfak ekibimin bi ton resimlerini çektim :) O kadar stresten sonra birazda eğlence vakti olsun deyip ;) Yalnız gecenin sonunda resimlerdeki manzara kendini kasmaktan gülümsemeyi bile unutan bir u.can :) üstelikte resimlerde beni şööle bi kenara atmış benden habersizmiş gibi pozları vardı :)) Tabi ona sorarsam heyecandan ne yaptığını biliyormuymuş.Hadi kimse uyarmamış ben neden uyarmamışmışım...iyi de kim beni uyarmış ki:))))
Eğlenceli bir söz , güzel bir gün oldu tüm heyecan ve stresimize rağmen :)
Evet şöyleydi böyleydi derken sonunda teyzemin ameliyatından önce sözün olmasına karar verdik hep birlikte :) Sabah kalkışım stresti.Ardından U.can la konuştuk.Normalde o daha stres olmasına rağmen bana biraz telkinlerde bulundu. Teyzoşlarım öğleden önce geldiler ellerinde yaptıkları nefis yiyceklerle. Üsütne birde annemin ve kardeşimin yaptıkları. Bu arada ev halkı beni kendi halime bırkamış olup benden bişey beklemedi :) Bende öğleden sonraya kadar onlarla ve gelenlerle oyalandım. Öğleden sonrada kardeşimle kuaför randevumuza gittik. Ben istediğim modeli anlatmıştım zaten. Ama saçlarım yapılınca benim anlattığım modelle alakası yoktu :))) Allahtan fransız kadınları gibi maşalar kafama yapıştırılmış haliyle gayet şık gözüküyordu :D Hal böyle olunca istediğimiz modelin olmamasını pekte dert etmedik. Israrla makyajım az olsun şöyle olsun böyle olsun dedim. Oda hiç anlattığım gibi olmamakla beraber iyiydi :D Eve gittiğimizde saçım ve makyajıma ilk tepki çok güzel oldu. Tabi adettendir sonradan büyük yenge falan acaba açsamıydın şunumu yapsaydın ( hoş o saatten sonra sanki bişey yapabilirmişim gibi :) ) diye fikir verdiler :) Herneyse geliyolar geldiler derken korna sesleriyle geldiler ve küçük dayımdan ilk eksiyi aldılar :) Kız vericek olmanında sıkıntısıyla bu cüretkarlık fazla geldi herhalde :)) Bende saf saf onlar değildir desemde onlar olduğunu görünce merak etme dayıcım ben frıça atarım u.cana dedim. O kornayı onun bastırmayacağını başkalarının kurbanı olduğunu bile bile :)
Gelir gelmez bi telaş kahveyi yapmaya girişti sevimli mutfak ekibim benim daha erken biraz otursunlar yaa diye sızlanmalarıma rağmen. :) Allah ım kahveler yapıldı tepsi donatıldı. Bu seferde bu devasa tepsiyi dökmeden nasıl götürürüm ağzına kadar doldurmuşsunuz diye sızlandım ama dinleyen kim. Elimde tepsiyle kendimi mutfak kapısınd abuldum.Bi yandan da elinde fotoğraf makinası gülümse diyen kardeşime poz verip daldım içeriye :) Anaannesinden başlayıp kahveleri dağıtıım. Tam içeri girdim ki diğer kahveleri alıcam o ara isteme verme hepsi olup bitmiş bir alkış koptu ben ne olduğunu anlayamadan ...hoş u.can içerde olmasına rağmen o bile anlayamamış.. :) Derken nişan seranomisi yüzükler , resimler falan derken gecenin sonunda aynı kişileri nerden baksna üçer kez öptüm :)) Hatta uğurlarken dedim daha öpüp bayıltmıyım sizi ama dinleyen olmadı baktım yine öpüyoruz birbirimizi :)) Ben yüzük ve resimlerden sonra mutfakta aldım makinayı elime sevimli gözleri ışıl ışıl mutfak ekibimin bi ton resimlerini çektim :) O kadar stresten sonra birazda eğlence vakti olsun deyip ;) Yalnız gecenin sonunda resimlerdeki manzara kendini kasmaktan gülümsemeyi bile unutan bir u.can :) üstelikte resimlerde beni şööle bi kenara atmış benden habersizmiş gibi pozları vardı :)) Tabi ona sorarsam heyecandan ne yaptığını biliyormuymuş.Hadi kimse uyarmamış ben neden uyarmamışmışım...iyi de kim beni uyarmış ki:))))
Eğlenceli bir söz , güzel bir gün oldu tüm heyecan ve stresimize rağmen :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
benzer konular
Benzer konular















